Kıbrıs ve Doğu Akdeniz Bölgesi Üzerinden Türkiye’ye Yeni Mesajlar: GKRY’nin NATO Üyesi Olma Meselesi

Yazar: Öğr. Gör. Erdi Şafak  – 30 Nisan 2019

‘Kıbrıs Sorunu’ ve ‘Doğu Akdeniz Krizi’nin çözümü ve çözüm sonrası oluşacak yapının senaryoları üzerine tartışmaların devam ettiği günümüzde Atlantic Council’in Kıbrıs ile ilgili yapmış olduğu açıklama son derece dikkat çekicidir. Amerika Birleşik Devletleri düşünce kuruluşu Atlantic Council uzmanlarından Damon Wilson, NATO İttifakı konusunda Kıbrıs’ı NATO bünyesine katmayı düşünme vaktinin gelmiş olabileceğini ifade etmiş ve bu durumun Kıbrıs sorununu çözebilecek nitelikte olduğunu belirtmiştir. Kıbrıs’ın NATO üyesi olma meselesi yeni bir konu değildir ancak Atlantic Council gibi bir düşünce kuruluşunun neden böyle bir zamanda böyle bir açıklama yapma ihtiyacı hissetiği ve Kıbrıs’ın NATO’ya üyelik konusunun ne derecede gerçekleştirilebileceği çalışmamızın ana konusu olacaktır.

Kıbrıs’ın NATO Üyeliği Konusu Doğrudan Türkiye’ye Bir Mesaj
NATO’nun 70. kuruluş yıldönümünde uluslararası arenada önemli bir nüfuza sahip Atlantic Council’den dikkat çekici bir öneri gelmiştir. Atlantic Council uzmanlarından Damon Wilson, NATO’nun Kıbrıs’ı bünyesine katmayı düşünme vaktinin gelmiş olabileceğini ve böyle bir adım atılması halinde Kıbrıs sorununun çözümü için bir fırsat doğabileceğini belirtmiştir. Kıbrıs’ın NATO üyesi olması ile ilgili yapılan değerlendirme daha önceki yıllarda da bir kaç defa gündeme gelmiş ancak konu hem Türkiye’nin NATO’da ki durumu hem de ABD’nin Türkiye ile olan ilişkileri sebebi ile pek gerçekçi görülmemiştir. Ancak Atlantic Council’den Nisan 2019 tarihinde yapılan böyle bir değerlendirme, zamanlaması bakımından dikkat çekici niteliktedir.

Kıbrıs’ın NATO üyeliğinin hukuksal boyutunu irdelemeden önce neden böyle bir konunun gündeme geldiği konusuna kısa bir değerlendirme yerinde olacaktır. Atlantic Council, merkezi Washington olan bir düşünce kuruluşu olup, araştırma ve politika üretme işi yapmaktadır. ABD’nin dış politikasının belirlenmesinde bir nevi danışman olan merkez, ABD hükümetinden de maddi destek almaktadır. Bu nedenle merkezin dile getirdiği düşünceler ABD hükümeti tarafından dikkate değer görülmektedir. Bu bağlamda Atlantic Council’den yapılan Kıbrıs’ın NATO üyeliği konusu aslında doğrudan doğruya Türkiye’ye verilen bir mesajdır diyebiliriz.

Peki neden?
İlk olarak son dönemde gerginleşen Türkiye – ABD ilişkileri neticesinde, Türkiye’nin Rusya ile yakınlaşmasını sürdürmesi ve ilişkilerin normalleşme sürecine tam olarak girdiğinin düşünülmemesi, ABD’li yetkilileri Türkiye’ye karşı bazı adımlar atması ihtiyacını doğurmuştur. Türkiye’nin Rusya’dan S-400 Füze Savunma Sistemi’ni alma konusunda geri adım atmaması ve ülkenin güvenliği konusunda farklı arayışlar içerisinde bulunması Türkiye – ABD ilişkilerinde büyük bir krize neden olmuş ve bu krizin en büyük etkisinin Türkiye’nin NATO üyeliği ile ilgili olduğu belirtilmiştir.

NATO’nun 70. kuruluş yıldönümünde Türkiye’nin NATO’dan çıkıp çıkmayacağı, ABD ile Türkiye arasında, silah sistemleri konusunda başlayan gerilim artarak devam etmektedir. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’in Twitter üzerinden atışması meseleyi başka bir boyuta taşımış, NATO’nun kurucu ortağı ve ana taşıyıcısı ABD, S-400, F-35 projeleri üzerinden NATO sistemlerinin tehlike altında olduğunu iddia etmiştir. Yaşanan son gerilimin öncesinde ise NATO’nun Norveç’te düzenlenen tatbikatında, Atatürk ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşman hedefler arasına konulması Türkiye’de büyük tepki yaratmış, skandal aynı zamanda Türkiye-NATO ilişkilerinin sorgulanmasına ve ‘Türkiye NATO’dan ayrılmanın eşiğinde mi?’ sorularına neden olmuştur.

Böylesi bir ortamda ABD’li kuruluş Academy Securities’in 10 önde gelen emekli generalinin hazırladığı raporda, NATO müttefikliği garanti olmayan Türkiye’nin yılsonunda ittifaktan ayrılma ihtimalinin giderek arttığı dile getirilmiş ve bu eğilimin sebebinin Rusya ve İran ile yakınlaşma ve Türkiye’nin güvenliği konusunda NATO’ya güvenmemesi şeklinde olabileceği belirtilmiştir. Yine Türkiye’nin bir dönem Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye olabileceği şeklindeki düşünceler de başta Avrupa Birliği’ne üye olma ve NATO üyeliğinin sorgulandığı şeklinde algılanmıştır. Yine Türkiye’de yaşanan hain darbe girişiminde NATO’nun tavrı ve Türkiye’nin terörle mücadele konusunda NATO’nun gerekli desteği Türkiye’ye veremiyor olması da, NATO üyeliğinin sorgulanmasına neden olmaktadır.

Böylesi bir atmosferde, Türkiye’nin NATO üyeliğinden ayrılacağı ve Rusya – İran ile yakınlaşacağı şeklinde ki düşünceler ABD’li düşünce kuruluşlarını ve karar alıcıları harekete geçirmiş ve ilk hamle Kıbrıs üzerinden gelmiştir. Her ne kadar ilk değerlendirlime yapıldığında Türkiye’yi tehdit eden bir mesaj olmasada Kıbrıs’ın NATO üyesi olabileceğinin dile getirilmesi aslında doğrudan doğruya Türkiye’ye bir mesajdır.

Kıbrıs’ın NATO Üyeliği, Türkiye NATO Üyesi Olduğu Sürece Ne Şekilde Gerçekleşebilir
NATO 4 Nisan 1949’da 12 ülke tarafından imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması’na dayanarak kurulan ve farklı dönemlerde 17 ülkenin daha katıldığı uluslararası askerî ittifak olarak bilinmektedir. Örgüt üyeleri herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapmak amacıyla hareket etmek amacıyla kurulmuş, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte örgüt farklı alanlarda işbirlikleri gerçekleştirmektedir.

NATO üyeliği ve üyelikten ayrılma konusunda NATO Antlaşması bazı şartlar belirlemiştir. İlk olarak üyelik için gereken “Minumum Gereksinimler” başlığı altında, NATO’ya üye olacak bir aday ülkenin, üyelik işleminin gerçekleşebilmesi ” Yeni üyeler mevcut üyelerin fikir birliği ile davet edilmelidir” şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre yeni üye olacak ülkeye mevcut tüm üyelerin onay vermesi gerekmektedir. Bu nedenle Kıbrıs’ın NATO’ya üye olabilmesi için Türkiye’nin mutlaka onay vermesi gerekmektedir. Bu durum Türkiye’nin Adadaki mevcut konumu ve Doğu Akdeniz’de yaşanan son gelişmeler düşünüldüğünde pek mümkün görünmemektedir. Zira Adanın NATO üyesi bir ülke haline gelmesi, Türkiye’nin Ada üzerindeki askeri mevcudiyetini yeniden düzenlemesini gerektirecektir. Bu durum ise Türkiye’nin kendi menfaati ile ilgili olmayıp, Ada üzerinde yaşayan Türk halkını olumsuz etkileyeceği için, Türkiye Adadaki Garantörlük haklarına önem vermektedir. Peki Kıbrıs’ın Türkiye’nin onayı olmadan NATO’ya üye olma konusu neden gündeme getirilmiştir?

Çalışmamızın temeli de aslında bu soruyu cevaplama üzerinedir. Türkiye’nin NATO’dan ayrılma düşüncesinin ifade edilmesi üzerine, Kıbrıs’ın NATO üyesi olabileceği Türkiye’ye doğrudan bir uyarı olarak algılanabilir. ABD, Türkiye’nin Rusya – İran ile yakınlaşıp, NATO ve kendisinden uzaklaşması durumunda Ada ve Doğu Akdeniz’deki mevcut konumunu kaybedebileceği şeklinde Türkiye’yi uyarmaktadır.

Peki Türkiye NATO’dan ayrılabilir mi? Elbette Türkiye’nin NATO Antlaşması’nın 13.maddesine göre böyle bir hakkı bulunmaktadır. Türkiye üyelikten aynlma bildirimini Amerika Birleşik Devletleri Hükümeti’ne vermesinden bir yıl sonra Taraf olmaktan çıkabilir. Ancak bu durum Türkiye’nin hem Kıbrıs hem de Doğu Akdeniz üzerindeki mevcut konumunu ciddi şekilde etkileyeceği için, üyelikten ayrılmanın Türkiye’ye olası etkileri detaylı bir şekilde analiz edilmelidir. Pekala ABD ve NATO’nun Türkiye ile ilişkilerinde yaşanan sıkıntıların çözümü konusu üyelikten ayrılmadan da çözüme kavuşturulabilir. Bu nedenle yetkililerinin denge politikasını muhafaza etmeleri ve ulusal menfaatler doğrultusunda hareket etmeleri bölgenin yararına olacaktır.

Not: Bu makale 26 Nisan 2019 tarihinde TÜRKSAM internet sitesinde yayınlanmıştır.